Novel Türk > Yanlışlıkla Zalim Şeytan Kral Olarak Reenkarne Oldum Bölüm 73 Cilt 2 - Shikigami İle Shou Karşı Karşıya

Yanlışlıkla Zalim Şeytan Kral Olarak Reenkarne Oldum Bölüm 73 Cilt 2 - Shikigami İle Shou Karşı Karşıya

Shou, mağaranın ağzındaki o keskin ışığın altında beliren Shikigami'yi gördüğü an damarlarındaki kanın buz kestiğini hissetti. Titreyen Veyr'i korumacı bir tavırla sol eliyle kendi arkasına doğru çekerken sağ eli kılıcının altın işlemeli kabzasına sımsıkı kenetlendi. Mağaranın rutubetli duvarları ve dar girişi kaçış yollarını tamamen kapatmıştı. Ağır adımlarla üstlerine doğru gelmeye başlayan Shikigami'nin yüzünde korkunç bir sırıtma vardı.

"Kahraman Shou… Sonunda o ulaşılamaz sanılan efsaneyle baş başa karşılaşmayı başardım. Keşke Lily şu an burada olsaydı ve senin bu köşeye sıkışmış halini görseydi. İnan bana Shou, şu an kendimi gerçekten yeniden doğmuş gibi hissediyorum."

Shou, dişlerini sıkarak kılıcını kınından bir hışımla çekti ve keskin çeliği doğrudan Shikigami'nin boğazına bakacak şekilde doğrulttu. Çevredeki hava, Shou'nun yaydığı S seviye aurayla bir anda ağırlaştı.

"Ne istiyorsun Shikigami? Buraya gelmenin tek bir sebebi olabilir. Beni öldürmeye mi geldin?"

Shikigami, Shou'nun bu sorusuna cevap vermek yerine bir anda gözden kayboldu. Hareketleri o kadar hızlıydı ki Shou daha ne olduğunu anlamamıştı. Shikigami'nin o buz gibi varlığını arkasında, korumaya çalıştığı küçük maceracı Veyr'in dibinde hissetti. Shikigami, korkudan felç olmuş çocuğun yanaklarını kirli elleriyle yavaşça sıkarken Shou'ya alaycı bir bakış fırlattı.

"Yanında bir çocuk getirmişsin demek… Cesur ama bir o kadar da aptalca. Merak etme Shou, sanırım bu küçüğü en azından şimdilik serbest bırakabilirim. Öyle görünmesem de ben tanrıya yürekten bağlıyım Shou. Aldığım vahiylere göre, tanrı artık senin ölmeni istiyor."

"Çek ellerini çocuğun üzerinden!"

Shou, öfkeyle kılıcını Shikigami'ye doğru savurdu ancak Shikigami çevik bir hareketle geri sıçradı. Havada takla atarak Shou ile arasına güvenli bir mesafe koydu. Parmaklarıyla düzgün siyah saçlarını düzeltti ve kötücül bir kahkaha patlattı.

"Bu sinirlenmeni ve kibrini özledim Shou. Önceden kalan işi bitirmeye ne dersin? Ama bir şartım var."

"Ne şartından bahsediyorsun sen? Seninle pazarlık yapacak durumda değilim!"

"Yanındaki çocuk seninle yapacağım savaşı izleyecek. Merak etme öldüğün zaman serbest bırakacağım. Canavarların tam ortasında hem de! Hahahahah, gerçekten bu işi seviyorum!"

Shou tiksinerek Shikigami'ye bakarken "İğrençsin Shikigami. Seni burada öldürmek istemiyorum çünkü bir insansın ama elden bir şey gelmez. Madem savaş istiyorsun öyle olsun!" dedi.

Shou, Veyr'i serbest bırakarak ona mağarada daha güvenli bir yere gitmesini işaret etti. Kılıcını iki eliyle kavrayarak kusursuz bir savunma pozisyonuna geçti. Manasını bacak kaslarına odakladı ve bir anda, mağaranın zeminini çatlatacak bir güçle ileriye fırladı. Shikigami, üzerine gelen bu yıkıcı saldırıyı karşılamak için belinden kutsal ışığa sahip hançerini çekti.

"Yavaşsın Shou!"

Shikigami, aslında bir A seviyeydi fakat gücünü arttırması için Lily gibi bazı koşullar gerekiyordu. Bu koşulları tamamlamak için zaman kazanmaya çalıştı. İlk tamamlaması gereken koşul, kurbanının vücudu üzerinde 4 farklı noktada mühür işareti bırakmaktı.

Shou, bir fırtına gibi sürekli saldırarak Shikigami'nin bu tehlikeli mühürleri bırakmasına istemeden engel oluyordu. Shikigami ise bir suikastçıya yakışır esneklikle, Shou'nun her kılıç darbesinden milimetrik farklarla sıyrılıyordu.

Düşmanın o devasa hızına yavaş yavaş adapte oluyordu. Shou'nun kılıcı her savrulduğunda mağara sarsılıyor, tavandan taş parçaları düşüyordu. Shou, her bir hamlesini yıkıcı büyüleriyle desteklemeyi de ihmal etmiyordu.

Shikigami, onun hızına karşılık vermek yerine sadece beklemeye karar vermişti. Yapması gereken tek şey Shou'nun açığını yakalamak ve izleri yerleştirmekti. Ancak Shou o kadar aptal değildi.

Shou kılıcını sallarken içinden "Karşımdakinin aurası benden zayıf fakat kesinlikle bir şey saklıyor. Dövüşmekten kaçıyor ve saldırılarımı sadece sıyrılarak atlatıyor. Sanırım 13 saat boyunca bu kılıcı sallamaya devam edebilirim fakat yeteneğinin ne olduğunu bilmiyorum." dedi.

Shikigami hâlâ kararlıydı. Hançeriyle henüz saldırı yapmamıştı. Tek yaptığı saldırıları savuşturmak ve düşmanın büyü kullanmasını engellemekti. Shou ise aklını kullanarak kılıç sallarken büyü sözlerini sessiz bir şekilde içinden söylüyordu.

"Tanrı'nın kutsal gücü seni çağırıyorum. Excalibur'a yol göster ve karşımda ne varsa öldürmeme yardım et."

Büyü neredeyse tamamlanmak üzereydi. Shikigami, Shou'nun mana dalgalanmalarını henüz hissetmediği için büyük bir büyü hazırlığı yapıldığından habersizdi. Tam manasını kılıcına yükleyeceği saniyede ani bir manevrayla geri sıçradı ve Veyr'in önüne bir kalkan gibi dikildi. Tek eliyle kılıcı göğe kaldırdı, diğer eliyle Veyr'in omuzunu sıkıca tuttu.

"Kutsal Büyü: Tanrının İnfazı!"

Shikigami geriye sıçradığı anda gözlerini tamamen açarak içinden "Benimle dövüşürken hissettiğim o mana… Savaşırken hiç mana kullanmamış. Kullandığı mana kılıcının büyüsünü aktifleştirmek için miydi? Bu gerçekten kötü oldu ama kutsal hançerimin direnciyle bunu göğüsleyebilirim!" dedi.

Hançerinin asıl önemli gücü düşmanın aurasını aşabilecek kadar keskin olmasıydı. Fakat Shou'nun karşısında durabilmesinin asıl nedeni kullandığı büyüde saklıydı. Shou, karşısındakinin büyüsünü ancak büyü Shikigami'nin üzerine giderken öğrendi.

"Kutsal Büyü: Karşı Savunma!"

Shou'nun gözleri hayretle açıldı. Karşısındaki katil tıpkı kendisi gibi tanrının o saf gücüyle kutsanmıştı. Kılıcın infaz büyüsü, Shikigami'nin hançerine dokunduğu anda mağaranın içinde sağır edici bir patlama yaşandı. Shou'nun kılıcından fışkıran o beyaz ışık başlangıçta Shikigami'yi mağaranın girişine doğru itmeye yetmişti.

Ancak Shikigami, S seviye bir kahramandan gelen bu en büyük büyüye karşı inanılmaz bir direnç göstermeye başladı. Hançerindeki kutsal büyü, Shou'nun ışığını yavaş yavaş baskılamaya ve emmeye başladı.

Shou bağırarak "Nasıl benim büyümü durdurabilirsin!" dedi.

Shikigami, büyüyle boğuşurken yüzünde o mide bulandırıcı gülümsemeyi yeniden sergiledi.

"Unuttun mu Shou? Sen bu büyüyü masum bir insana, yani bana karşı kullandın. İki kutsal büyü çarpışırken savunan taraf her zaman daha güçlü olur. Sen bugün günah işledin Shou!"

Shou'nun artık kirli bir dövüş yapmaktan başka şansı kalmamıştı. Büyüyü durdurmaya çalışan Shikigami'yi tekmeyle mağaranın karşısındaki dağa fırlattı. Shikigami sarsıntının etkisiyle ufak bir şok geçirdi. Kafasını zar zor kaldırırken Shou, gözünün önüne ışınlanarak sinirli gözlerle baktı.

"Artık çocuk oyunu bitti Shikigami. Tanrıdan nasıl güç aldığını bilmiyorum fakat beni öldürmeye çalışmanın bir bedeli olmalı."

Ağzına dolan kanı tüküren Shikigami gülümseyerek "Eh, seni elbet bir gün öldüreceğiz Shou. Ben yapamazsam yerime efendimiz yapar. O yapamazsa Papa yenilerini getirerek arkandan gönderir. Bu bir döngü!" dedi.

"Anladım. Ne de olsa dünyayı kurtarırken tüm insanların dünyayı kurtarmak istediğini düşünmek bir hataydı. Sizler şeytanlardan daha kötüsünüz. Onlar en azından savaşıyor sizse papanızın verdiği kurnazca görevleri yapıyorsunuz."

Sözünü bitirdikten sonra Shikigami'nin karnını ayağıyla ezmeye başladı. Onu bir çivi gibi duvara sabitleyerek kılıcını havaya kaldırdı. Kılıcı sayesinde uçabildiği için Shikigami bunu kullandı. Kılıcı tutan eli hançerini fırlatarak kesti ve kılıcın düşmesini sağladı.

Shou, kılıcın elinden düşmesiyle aşağı düşecekken ışınlanma büyüsünü kullanarak mağaranın girişine geri döndü. Kesik elini hiç umursamıyordu fakat sinirliydi. Karşısındakini insan olmasına rağmen öldürmek istiyordu. Shikigami bu kurtuluşu fırsat bilerek hançerini geri çağırdıktan sonra dağdan kayarak aşağı indi.

Ufak bir sarsılmanın ardından yeniden gözünü mağaraya dikti. Shou, artık onu öldürmeye karar vermişti. Kesik elinden akan kanları Veyr temizlerken kılıcını Shikigami'ye doğrulttu. Shikigami hançerini ters bir şekilde tutarak mağaraya doğru koşmaya başladı.

Shikigami içinden "Kutsal büyüyü günde sadece bir kez kullanabilir. Eğer biraz daha oyalarsam efendimiz Gevy yetişecek. İki kişiye karşı şansı yok. Bu gidişle zafer bizim!" dedi.

Shikigami'nin başından beri amacı Shou'yu tek başına öldürmek değildi. Asıl sinsi planı Altın Kilise'nin 1 numaralı ve en güçlü üyesi olan Gevy'nin savaş alanına intikal etmesi için zaman kazanmaktı. Shou henüz bu pusudan haberdar değildi. Mağaranın kapalı alanının kendisi için hala bir avantaj olduğunu sanıyordu.

"Eğer biraz daha burada beklersek ışınlanma yeteneğimle başkente geri dönebiliriz Veyr. Karşımızdaki bu yılanı öldürdükten sonra hemen buradan gideceğiz. Fakat bir şey kafamı kurcalıyor… Neden doğrudan saldırmak yerine sadece sürekli savunma yapıp beni burada tutmaya çalışıyor?"

"Muhtemelen bir açığınızı arıyor ya da sizi yormaya çalışıyordur Kahraman Shou. Bence çok daha dikkatli olmalıyız. İsterseniz ben de bir şekilde dikkati dağıtıp size yardım edebilirim."

Shou, mağaraya doğru nefes nefese koşan Shikigami'ye bakarak Veyr'e cevap verdi.

"Gerek yok. Eğer sen de savaşa katılırsan bana ayak bağı olursun ve ölebilirsin. Mağaranın içinde kal."

Veyr endişeli yüz ifadesiyle cevapladı.

"Fakat ya size bir şey olursa?"

Shou, acı dolu ama güven veren bir gülümsemeyle cevapladı.

"Merak etme ben güçlüyüm. Kaybetmeyeceğim."

Shou konuşmasını bitirdiği anda yorgunluktan bitap düşmüş Shikigami yeniden mağaranın ağzında belirdi. Hançerini tutan elleri titriyor, nefesi göğsünü zorluyordu.

"Daha ne kadar bu anlamsız direnişi sürdürmeyi düşünüyorsun Shou? Dünyanın artık yeni, taze ve itaatkar bir kahramana ihtiyacı var. Senin artık ölmen ve tarihe karışman gerekiyor!"

"Asıl sen daha ne kadar bunu sürdüreceksin? Bana karşı şansın yok görmüyor musun?"

Shou kılıcını sıkıca kavradı. Shikigami'nin üzerine son darbeyi indirmek için hazırlanırken mağaranın girişinde, ışığı kapatan devasa bir gölge daha belirdi. Adımlarındaki o ağır ve otoriter ritim, mağaranın içinde yankılanmaya başladı. Gelen kişi yavaş adımlarla Shikigami'nin yanına ulaştı. Shou'nun gözleri dehşetle açıldı. Karşısındaki varlığın yaydığı mana, az önceki savaşı bir çocuk oyununa çevirecek kadar büyüktü.

Bir hata mı var? Şimdi bildir!
Yorumlar
  1. Okuyucu
    Ben hala tokitoyu bekliyorum ama shounun arc da iyiymiş acaba gevy ne kadar güçlü